<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fizyospine</title>
	<atom:link href="https://www.fizyospine.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fizyospine.com</link>
	<description>Skolyoz Tedavisi, Schroth method, Üç boyutlu egzersiz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Jun 2024 13:02:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Skolyoz ve Pilates Omurga Sağlığı İçin Egzersizler</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/skolyoz-ve-pilates-omurga-sagligi-icin-egzersizler/</link>
					<comments>https://www.fizyospine.com/skolyoz-ve-pilates-omurga-sagligi-icin-egzersizler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jun 2024 13:02:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8202</guid>

					<description><![CDATA[Skolyoz ve Pilates Omurga Sağlığı İçin Egzersizler Skolyoz ve Pilates Omurga Sağlığı İçin Egzersizler; Günümüzde popülerliği ve omurga sağlığı açısından da etkinliği bakımından sıkça tercih edilen pilates egzersizleri skolyozlu bireyler için de önerilmekte ve önemli bir seçenek haline gelmektedir. Pilates, omurga esnekliğini artırmaya, postürü düzeltmeye ve kas dengesini sağlamaya yardımcı olan bir egzersiz yöntemidir. Özellikle...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Skolyoz ve Pilates Omurga Sağlığı İçin Egzersizler</h2>



<p>Skolyoz ve Pilates Omurga Sağlığı İçin Egzersizler; Günümüzde popülerliği ve omurga sağlığı açısından da etkinliği bakımından sıkça tercih edilen pilates egzersizleri skolyozlu bireyler için de önerilmekte ve önemli bir seçenek haline gelmektedir. Pilates, omurga esnekliğini artırmaya, postürü düzeltmeye ve kas dengesini sağlamaya yardımcı olan bir egzersiz yöntemidir.</p>



<p>Özellikle <a href="https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-omurga-sagligini-koruma-rehberi/" data-type="post" data-id="8193">skolyozun neden olduğu postür</a> bozukluklarını düzeltmeye ve omurga sağlığını desteklemeye odaklanan skolyoza özgü spesifik bir yaklaşımla uygulanabilecek Pilates egzersizleri, bireylerin yaşam kalitesini artırmada etkili olabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Pilates Egzersizlerinin Skolyoz Üzerindeki Etkileri</strong></h3>



<p>Skolyozlu bireyler için yaşam kalitesini sağlamada, skolyozun sebep olduğu postüral asimetrileri kontrol altına almada egzersizler önemli bir yer tutar. Bu noktada, Pilates egzersizleri skolyozun etkilerini azaltmada ve omurga sağlığını korumada etkili olabilir.</p>



<p><strong>Omurga Esnekliğini Artırır</strong></p>



<p>Pilates egzersizleri, omurga esnekliğini artırarak skolyozun sebebiyle oluşan kassal gerginlikleri ve hareket kısıtlılığını azaltabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kas Dengesini Sağlar</strong></h3>



<p>Skolyoz sebebiyle gövde kasları başta olmak üzere birtakım kas kuvvet ve esneklik dengesizlikleri görülür. <a href="https://www.fizyospine.com/klinik-modifiye-pilates/" data-type="post" data-id="8144">Pilates egzersizleri</a> ise vücuttaki kas gruplarının dengesini sağlamaya yardımcı olur. Bu sayede omurga üzerindeki asimetriyi azaltabilir ve daha sağlıklı bir postür elde edebilirsiniz.</p>



<p><strong>Postürü Düzeltme</strong></p>



<p>Pilates egzersizleri, postürü düzeltmeye ve omurgayı doğru hizalamaya odaklanır. Skolyozun neden olduğu postür bozukluklarını düzeltebilir ve doğru duruş alışkanlıklarını geliştirebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kas Güçlenmesini Sağlar</strong></h3>



<p>Pilates egzersizleri, sadece omurgayı değil, vücudun genelindeki tüm kas gruplarını güçlendirir. Bu da skolyozlu bireylerin günlük aktivitelerde daha rahat hareket etmelerine yardımcı olabilir.</p>



<p><strong>Nefes Kapasitesini Arttırır</strong></p>



<p>Skolyoz sebebiyle göğüs kafesi olumsuz etkilenebilir ve nefes kapasitesi de azalabilmektedir. Pilates egzersizleri nefesin düzenli alınması ve verilmesi sırasında yapılması, göğüs kafesinin solunum sırasında genişleyebilme yeteneğine pozitif bir katkı sağlar.</p>



<p>Pilates egzersizleri, skolyozun olumsuz etkilerini azaltmada ve omurga sağlığını korumada önemli bir rol oynar. Esneklik, kas dengesi, postür düzelmesi ve genel kas güçlenmesi gibi faktörler skolyozlu bireylerin yaşam kalitesini artırabilir ve omurga sağlığını destekleyebilir. Ancak, herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce mutlaka bir uzmana danışmak önemlidir.</p>



<p>Önemli olan diğer bir nokta da; skolyozun üç boyutlu bir deformite olması sebebiyle, sırt ve bel bölgesinde skolyoz sebebiyle oluşmuş mekanik olarak düzleşme veya rotasyonel bir deformite( gibozite) varsa bir fizyoterapist gözetiminde pilates egzersizlerinin yapılması çok daha güvenli olacaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Postür Düzeltme ve Skolyoz</strong></h3>



<p>Doğru postür, vücut sağlığı için önemli bir faktördür. Özellikle skolyoz gibi omurga eğriliği durumlarında doğru duruşun sağlanması büyük önem taşır.</p>



<p><strong>Postür Düzeltme Egzersizleri</strong></p>



<p>Doğru postürü sağlamak için düzenli egzersizler yapmak önemlidir. Omurga ve kasların güçlendirilmesi, doğru oturma ve yürüme tekniklerinin öğrenilmesi postür düzeltmede yardımcı olur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Skolyoz ve Postür</strong></h3>



<p>Skolyoz hastaları için postür düzeltme daha da önemlidir. Skolyoza spesifik olarak oluşturulacak yeni postüral algı için bu alanda özel olarak çalışan fizyoterapistlerden destek alınması faydalı olacaktır.</p>



<p><strong>Ergonomik Çalışma Ortamları</strong></p>



<p>Günlük hayatta doğru postür için ergonomik çalışma ortamları oluşturulmalıdır. Doğru masa ve sandalye seçimi, bilgisayar kullanımı sırasında doğru pozisyonlar almak postürü destekler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fizyospine.com/skolyoz-ve-pilates-omurga-sagligi-icin-egzersizler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skolyoz için Omurga Sağlığını Koruma Rehberi</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-omurga-sagligini-koruma-rehberi/</link>
					<comments>https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-omurga-sagligini-koruma-rehberi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2024 13:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8193</guid>

					<description><![CDATA[Skolyoz için Omurga Sağlığını Koruma Rehberi; Skolyozu olan bireyler için doğru tedavi ve egzersizler önemli olmakla birlikte, bazı aktivitelerden kaçınmak da omurga sağlığını korumak için kritiktir. Skolyoz için Omurga Sağlığını Koruma Rehberi 1. Ağır Kaldırmaktan Kaçının: Ağır kaldırmak, omurganıza fazladan yük bindirerek eğriliğin kötüleşmesine neden olabilir. Özellikle eğrilik derecesi yüksek olan hastaların ağır kaldırmaktan kaçınması...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Skolyoz için Omurga Sağlığını Koruma Rehberi</strong>; Skolyozu olan bireyler için doğru tedavi ve <a href="https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-neden-3-boyutlu-egzersiz-yapilmalidir/" data-type="post" data-id="8140">egzersizler</a> önemli olmakla birlikte, bazı aktivitelerden kaçınmak da omurga sağlığını korumak için kritiktir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Skolyoz için Omurga Sağlığını Koruma Rehberi</h2>



<h3 class="wp-block-heading">1. Ağır Kaldırmaktan Kaçının:</h3>



<p>Ağır kaldırmak, omurganıza fazladan yük bindirerek eğriliğin kötüleşmesine neden olabilir. Özellikle <a href="https://www.fizyospine.com/izmirde-skolyoz-tedavisi/" data-type="post" data-id="8014">eğrilik derecesi</a> yüksek olan hastaların ağır kaldırmaktan kaçınması önemlidir. Günlük aktivitelerde ve egzersizlerde ağırlıkları dikkatli bir şekilde kullanmak veya daha hafif alternatifler seçmek önemlidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Tekrarlayan ve Zorlayıcı Hareketlerden Kaçının:</h3>



<p>Tekrarlayan ve zorlayıcı hareketler, omurgadaki kasları yorabilir ve dengesizliğe yol açabilir. Skolyoz hastaları, tenis, golf gibi tek taraflı sporlardan ve sürekli aynı hareketi tekrarlayan işlerden kaçınmalıdır. Bunun yerine pilates, yüzme, yoga gibi omurgayı destekleyen ve güçlendiren aktiviteler tercih edilebilir. Bireyin eğriliğine özel fizyoterapi egzersizleri üzerine bir süre asimetrik çalışıldıktan sonra da yine kişinin durumuna göre fonksiyonel antrenmanları önermekteyiz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. Kötü Duruş Alışkanlıklarından Kaçının:</h3>



<p>Kötü duruş alışkanlıkları, skolyozun ilerlemesine ve ağrıya neden olabilir. Otururken, ayakta dururken ve yürürken gövdeyi doğru hizalamaya özen göstermek önemlidir. Bilgisayar başında uzun süre çalışanlar, ergonomik bir çalışma ortamı oluşturmalı ve düzenli olarak mola vermelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. Yüksek Topuklu Ayakkabı Giymekten Kaçının:</h3>



<p>Yüksek topuklu ayakkabılar, vücudun ağırlık merkezini değiştirerek omurganın doğal eğriliğini olumsuz etkileyebilmektedir. Ayak mekaniğini destekleyici ayakkabılar tercih etmelidir. Gün boyunca kullanılan ayakkabıların konforlu olması, esnek bir tabana sahip olması ve ayak parmaklarını sıkıştırmayan bir ayakkabı olmasına özen gösterilmelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">5. Uyku için seçilen yatak ve yastık ortopedik olsun :</h3>



<p>Skolyoz hastaları, orta sertlikte ve vücut şeklini destekleyen bir yatakta uyumalıdır. Yastık seçiminde boyun kavsini destekleyecek kadar yükseklik tercih edilmelidir. Çok yüksek bir yastık yada başın gövdeye göre daha düşük kalmasına sebep olacak incelikte bir yastık tercih edilmemelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">6. Stresli Ortamlardan Kaçının:</h3>



<p>Stres, kas gerginliğine ve ağrıya neden olabilir. Stresli ortamlardan kaçınmalı ve stresle başa çıkmak için nefes teknikleri, gevşeme teknikleri uygulanabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">7. Fazla Kilo Almaktan Kaçının:</h3>



<p>Fazla kilo, omurgaya ekstra yük bindirerek eğriliği kötüleştirebilir. Sağlıklı bir kiloda kalmak, skolyozun ilerlemesini önlemeye yardımcı olabilir.</p>



<p>Skolyoz hastaları, bu önerilere uyarak omurga sağlığını koruyabilir ve yaşam kalitelerini artırabilirler. Düzenli doktor kontrolleri ve fizyoterapi seansları ile skolyozun ilerlemesi kontrol altına alınabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-omurga-sagligini-koruma-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Klinik Modifiye Pilates</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/klinik-modifiye-pilates/</link>
					<comments>https://www.fizyospine.com/klinik-modifiye-pilates/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jan 2024 16:25:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8144</guid>

					<description><![CDATA[Pilates Nedir? Nasıl Yapılır? Faydaları Nelerdir? Pilates tekniğine ismini veren Joseph Pilates, 1880′de Düsseldorf’ta dünyaya geldi. Astım &#160;ve romatizmayla boğuşan ve çelimsiz bir çocuk olan Pilates, genç yaşta kayak ve jimnastikle ilgilenerek vücudunu geliştirdi. 1912′de İngiltere’de sirk cambazı, boksör ve dedektiflere kendini koruma dersleri veren Pilates, Birinci Dünya Savaşı döneminde düşman ilan edilerek Lancaster bölgesinde...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading"><strong>Pilates Nedir? Nasıl Yapılır? Faydaları Nelerdir?</strong></h1>



<p>Pilates tekniğine ismini veren Joseph Pilates, 1880′de Düsseldorf’ta dünyaya geldi. Astım &nbsp;ve romatizmayla boğuşan ve çelimsiz bir çocuk olan Pilates, genç yaşta kayak ve jimnastikle ilgilenerek vücudunu geliştirdi. 1912′de İngiltere’de sirk cambazı, boksör ve dedektiflere kendini koruma dersleri veren Pilates, Birinci Dünya Savaşı döneminde düşman ilan edilerek Lancaster bölgesinde kampa alındı</p>



<p>Kampta hastabakıcılık yapan ve burada kendi tekniğini geliştiren Pilates, burada askerlere tekniğini öğretti. İngiltere’de 1918′de pek çok kişinin ölümüne neden olan grip salgınından Pilates’in kampındakiler etkilenmeyince uyguladığı teknik ön plana çıktı. Savaştan sonra Almanya’da metodunu geliştirmeye devam eden ve şehir polislerine öğreten Pilates, 1926′da ABD’ye göç etti ve stüdyosunu açtı. Graham, Balanchine gibi ünlü dansçıların da öğrencileri arasında yer aldığı Plates’in yöntemi giderek yaygınlaştı.</p>



<p><strong>21. yüzyılda hala gözde olan pilates, Madonna, Hugh Grant, Britney Spears, Julia Roberts gibi ünlüler tarafından benimsendi.</strong></p>



<p>Joseph Pilates’in “kontroloji” adını verdiği metodu, zihin ve beden bütünlüğü öngören denge nefes ve hareket sistemlerinin bir sentezidir. Eklem ve kemikleri hayat boyu korumak için kas güçlendiren, esneten ve özellikle içsel karın kaslarının kuvvetlendirilmesi esasına dayanan bir sistemdir.</p>



<p><strong>Joseph Pilates, egzersizlerini şöyle tanımlamıştır:</strong></p>



<p><strong>“Sadece üç derste farkı hissedecek, on derste farkı görecek ve 20 derste tamamen farklı bir vücuda sahip olacaksınız. 30 seans sonunda tamamen yenilenmiş bir vücuda, özellikle de sağlıklı, sıkı karın ve sırt kaslarına sahip olacaksınız.”</strong></p>



<p><strong>Pilates egzersizlerinin amacı;</strong> karın ve sırt bölgelerini eşit oranda güçlendirip, vücudumuzun üst kısmında sağlam bir iskele oluşturmaktır. Pilates’e  göre vücut merkezi, derindeki kaslarla bel kemiğine en yakın kaslardan oluşur. Klasik egzersizlerde zayıf kaslar zayıflama, güçlü kaslar güçlenme eğilimindedir. Bu da dengesiz adale yapısına, kronik bel ağrısı ve sakatlıklara yol açabilir. <a href="https://www.fizyospine.com/reformer-pilates/" data-type="post" data-id="8089"><strong>Pilates</strong></a>’te kas yapısı bir bütün haline getirilir. Kilo vermeseniz de ince görünürsünüz. Sakatlanmaları zorlaşır. Dayanıklılık artar, metabolizma  hızlanır.</p>



<p>Her 10 kişiden 8′i, yaşamının bir döneminde, iskelet ve kas sistemi sorununun etkisi altında kalıyor. Omurganın düzgün kullanılmadığı, vücut dengesinin bozuk olduğu oturuş şekilleri, duruş bozuklukları, yanlış oturuş pozisyonlarında uzun süre kalınması ve tekrarlanan hareketler; kaslarda gerilme, yorgunluk ve stres giderek ağrılı kas spazmlarına yol açıyor. Sonucunda kişilerde sırt ve boyun ağrıları şikâyetleri ortaya çıkıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Altı Pilates Prensibi:</strong></h3>



<p><strong>1. Konsantrasyon</strong>:</p>



<p>Pilates yaparken hareketlere yoğunlaşmak bedenin uyum içinde nasıl çalıştığına ve hangi kasları kullanıp ve hangilerinin kullanılmadığına dikkat etmek gerekmektedir.</p>



<p><strong>2. Kontrol:</strong></p>



<p>Pilates metodunda kontrol için bedenin iyi dinlenmesi ve hareketlerin gösterildiği şekilde uygulanması olası sakatlıkların önlenmesi gerekir.</p>



<p><strong>3. Merkezleme:</strong></p>



<p>Pilates metodun ’da doğru hareket karın, bel ve kalça çevresidir. İç organları ve omurgayı yerinde tutan kas sistemlerini içerir. Merkezleme esnemeyi ve uzamayı sağlar.</p>



<p><strong>4. Akıcı Hareket:</strong></p>



<p>Hareket acele edilmeden her noktadan tek, tek geçerek ama aynı zamanda hiç duraksamayarak yapılmalıdır.</p>



<p><strong>5. Kesinlik:</strong></p>



<p>Hareket belirsizce değil tam yapılmalıdır. Hareketler birbiri ile koordineli olmalıdır.</p>



<p><strong>6. Nefes:</strong></p>



<p>Nefes alıp verme panik olmadan sırtın arkasına ve altına derin nefes alıp bütün nefesi tamayıyla dışarı üflemek yoluyla olmalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kimler Pilates Yapabilir?</strong></h3>



<p>Pilates egzersizleri her yaştan insanın rahatlıkla uygulayabileceği bir egzersiz sistemdir. Ayrıca Pilates egzersizleri engelli bireyler adapte edilebilir böylece fiziksel ve zihinsel rahatlama, uyum ve vücut farkındalığı sağlanabilir. Dansçılar ve sanatçılar tarafından özellikle tercih edilmektedir çünkü kas gelişimini sağlarken kasları kalınlaştırmadan sıkı bir görüntü sağlamaktadır.</p>



<p>Ayrıca Pilates duruş bozukluklarının tedavisinde, esneklik kazanmada ve denge gelişiminde, sakatlık rehabilitasyonunda etkili olarak kullanılabilmektedir. Hamile kadınlarda konsantrasyon ve nefes çalışmalarından programlı olarak yararlanabilirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Klinik Pilates Nedir?</strong><strong></strong></h3>



<p><strong><a href="https://www.fizyospine.com/fizyoterapist-ile-klinik-pilates/" data-type="post" data-id="7563">Klinik Pilates</a></strong>; herhangi bir omurga dejenerasyonu ( disklerde fıtıklaşma, daralma, disklerde kayma, bel ve boyunda düzleşme gibi) varlığında; mevcut şikayetlerden kurtulmanıza yardımcı olan ve sağlığınızın kalitesini arttırmayı amaçlayan fizyoterapist eşliğinde yapılan güvenli bir programdır. Tüm pilates programlarının bu gibi durumlarda modifiye edilmesi durumudur. Modifiye pilates olarak da tanımlanabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fizyospine.com/klinik-modifiye-pilates/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skolyoz için neden 3 boyutlu egzersiz yapılmalıdır?</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-neden-3-boyutlu-egzersiz-yapilmalidir/</link>
					<comments>https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-neden-3-boyutlu-egzersiz-yapilmalidir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jan 2024 15:33:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8140</guid>

					<description><![CDATA[Omurgaya ait biçimsel bir deformite (bozulma) olan Skolyoz, genelde omurganın sadece sağ ya da sola eğriliği olarak bilinmektedir. Ancak yapısal skolyozlarda ve ilerleyen açılarda sadece yana eğilme görülmez. Buna eşlik eden omurganın kendi etrafında dönmesi ile sonuçlanan rotasyonel (dönme) gelişen bir değişim daha görülür. Hatta bunun en önemli bulgusu, kişilerin öne eğildiğinde; sırtında görülen tek...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Omurgaya ait biçimsel bir deformite (bozulma) olan Skolyoz, genelde omurganın sadece sağ ya da sola eğriliği olarak bilinmektedir. Ancak <a href="https://www.fizyospine.com/izmirde-skolyoz-tedavisi/" data-type="post" data-id="8014">yapısal skolyozlarda</a> ve ilerleyen açılarda sadece yana eğilme görülmez. Buna eşlik eden omurganın kendi etrafında dönmesi ile sonuçlanan rotasyonel (dönme) gelişen bir değişim daha görülür. Hatta bunun en önemli bulgusu, kişilerin öne eğildiğinde; sırtında görülen tek taraflı tümsek görünümüdür.</p>



<p>Yine yapısal eğriliklerde görülen bir diğer problemde; omurganın normalde yandan bakıldığında sırtta dışa kavisli, belde içe kavisli ideal görünümlerin kaybolması ile gelişen,&nbsp;tüm omurganın düzleşmesidir.</p>



<p>Görsellerden de anlaşılacağı üzere; sırttaki doğal kambur ve bel ve boyundaki doğal çukur yapısı düzleşir.</p>



<p>Sonuç olarak özellikle yapısal skolyozlarda karşılaştığımız bu deformite, hem sağ yada sola eğilme, rotasyonel yönde açılaşma ve omurganın düzleşmesi sebebiyle her üç  boyutta da karşılaşılan biçimsel bir değişiklik olduğu için üç boyutlu bir deformite olarak bilinmektedir. Bu sebeple Adolesan çağ dediğimiz; 11-14 yaş arası çocuklarda karşılaştığımız ve skolyozun en sık görüldüğü bu dönemde üç boyutlu olarak değerlendirilmelidir. Uygulanacak egzersiz yaklaşımları da; yine hem kişinin kendi durumuna özel olmalı hem de üç boyutlu egzersizler olarak da bilinen <strong><a href="https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-schroth-method/" data-type="post" data-id="8067">Schroth Methodu</a></strong> ile yapılmalıdır.</p>



<p><strong>Fzt. Ebru Özdemir</strong></p>



<p><strong>ISST-BSPTS Schroth Terapisti</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fizyospine.com/skolyoz-icin-neden-3-boyutlu-egzersiz-yapilmalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Reformer Pilates</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/reformer-pilates/</link>
					<comments>https://www.fizyospine.com/reformer-pilates/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 12:41:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8089</guid>

					<description><![CDATA[Reformer Pilates Reformer, bilinen pilates egzersizlerinin, platform(taşıyıcı),barlar, kayış ve dirençli yaylardan oluşan bir sistem üzerinde yapılmasını sağlayan bir ekipmandır. Sistemin özelliği ise bağlı bulunduğu yayların uzunluğunun kademeli olarak arttırılmasıyla egzersizin şiddetinin ayarlanabilmesidir. Reformer Ve Pilates Arasında Ne Fark Vardır? Reformer pilatesin, mat pilatesten çok farklı olduğunun düşünülmesi bir yanılgıdır. Birbirine göre üstün yanları olabilir ancak...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Reformer Pilates</strong></h2>



<p>Reformer, bilinen pilates egzersizlerinin, platform(taşıyıcı),barlar, kayış ve dirençli yaylardan oluşan bir sistem üzerinde yapılmasını sağlayan bir ekipmandır. Sistemin özelliği ise bağlı bulunduğu yayların uzunluğunun kademeli olarak arttırılmasıyla egzersizin şiddetinin ayarlanabilmesidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Reformer Ve Pilates Arasında Ne Fark Vardır?</strong></h3>



<p>Reformer pilatesin, mat pilatesten çok farklı olduğunun düşünülmesi bir yanılgıdır. Birbirine göre üstün yanları olabilir ancak temelde amaç omurga ve nefes düzgünlüğünün sağlanarak egzersizin doğru bir akış içerisinde yapılmasıdır.</p>



<p>Mat pilates egzersizleri için seçilen materyaller (top, bant, halka vs.) egzersizin çeşitliliğini sağlamak ve egzersizin şiddetini arttırmak için kullanılır. Reformer, cadillac, chair gibi sistemler de pilates egzersizleri için bir materyaldir ve kullanım amacı diğer materyallerden farklı değildir.</p>



<p>Reformer gibi aletli sistemlerin top ve bant gibi materyallerden tek farkı vücuda daha hızlı bir şekilde form kazandırmasıdır. Ancak mat pilates yapabilen her birey Reformer Pilates de yapabilir genellemesini yapmak doğru değildir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Reformer&nbsp; Pilates Kimler Yapabilir ?</strong></h3>



<p>Bazı kas gruplarının çalışması sırasında; bir takım avantajlar sağlayan Reformer, yanlış ve dikkatsiz yapıldığında sakatlıklara da zemin oluşturur. Bu sebeple Reformer egzersizlerine başlamadan önce, kişinin vücut orta hat yerleşimi, nefes prensibi ve omurga kontrolü sağlanmış olup matta belli bir süre yeterli kas kuvveti elde edilene kadar çalışılmalıdır. Matta çalışılacak süre kişinin vücut algısına, kas kuvvetine ve bize hangi sorun ile başvurduğuna göre değişmektedir. Ayrıca kişinin program öncesi mutlaka detaylıca değerlendirilerek; hem şikâyetleri hem de vücut yerleşim alışkanlıkları ve hataları tespit edilmelidir.</p>



<p>Skolyoz(Omurga eğriliği) ve Kifoz&nbsp; gibi 3 boyutlu egzersiz tedavisinin(Schroth Method) uygulanması gereken durumlarda reformer tercih edilmemelidir.</p>



<p>Ankilozan Spondilit, Spondilozis, bel boyun fıtıkları, düzleşmeler gibi omurga problemlerinde, operasyon sonrasındaki dönemlerde doktorunuz veya fizyoterapistinizden onay alınmadan reformer pilates tercih edilmemelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Fizyospine’ da Reformer Pilates</strong></h3>



<p>Fizyospine bünyesinde, fizyoterapistler tarafından postür( duruş) analizi yapıldıktan sonra, kişiye özel egzersiz programı hazırlanır.</p>



<p>Reformer pilates seansları 50 dakikadır. Fizyoterapist eşliğinde kişiye özel olarak uygulanır.Reformer pilates seanslarınızı bireysel olarak yapabileceğiniz gibi, şikayetleri, ihtiyaçları ve kas kuvvetleri&nbsp; sizinle aynı olan kişilerle birlikte, 2 kişilik grup seansları halinde de planlayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fizyospine.com/reformer-pilates/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skolyoz için yüzme önermek ne kadar doğru?</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/skolyoz-tedavisi-icin-yuzmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 12:37:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8085</guid>

					<description><![CDATA[Skolyoz (Omurga Eğriliği) durumunda kişilerin mevcut gövde kaslarına ait kuvvetin yetersizliğini ve gövde ağırlık aktarımlarındaki dengesizliği zaten biliyoruz. Bu sebeplerden dolayı yıllarca tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu konuda çalışan sağlık otoriteleri yüzmeyi, sıkça önermekteydi. 2012 International Society on Scoliosis Orthopedic and Rehabilitation Treatment(SOSORT)da&#160; spor aktivitelerinin&#160; faydalarını vurgulamakla beraber sporun bir tedavi olarak kabul...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Skolyoz (Omurga Eğriliği)</strong> durumunda kişilerin mevcut gövde kaslarına ait kuvvetin yetersizliğini ve gövde ağırlık aktarımlarındaki dengesizliği zaten biliyoruz. Bu sebeplerden dolayı yıllarca tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu konuda çalışan sağlık otoriteleri yüzmeyi, sıkça önermekteydi.</p>



<p>2012 International Society on Scoliosis Orthopedic and Rehabilitation Treatment(SOSORT)da&nbsp; spor aktivitelerinin&nbsp; faydalarını vurgulamakla beraber sporun bir tedavi olarak kabul edilemeyeceğini de açıkça belirtmektedir. Buna karşılık, uzun yıllar boyunca yüzme tam ve kapsamlı bir spor olarak kabul edildi ve omurga deformiteleri için özel bir tedavi olarak birçok uzman tarafından reçete edildi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yüzme neden Skolyoz için faydalı olabilir?</strong></h3>



<p>Birçok otoriteye göre skolyozun ilerlemesinde ve gelişiminde gravitenin(yerçekimi ağırlığı) rolü vardır. Hatta Skolyoz ile mücadele etmek için&nbsp; Antik çağlarda bile Hipokrat, merdiven ve bar kullanımları ile kişileri tedavi amacıyla asmaya çalıştı. Yerçekimine karşı tüm gövdeyi dik konumda yerleştirmeye çalışmak yani yük aktarmak yerine yüzme gibi yerçekiminin elimine edildiği aktivitelerin skolyoz üzerine olumlu etkisinin olabileceği düşünüldü.</p>



<p><strong>Fizyoterapistler de Skolyoza Spesifik olarak uygulanan Schroth egzersizlerine ek olarak yüzme aktivitelerini önerir. </strong>Bu konuda yapılan bilimsel çalışmaları incelediğimizde ise bütün teorilere rağmen yüzmenin skolyozu tedavi edilebildiği ya da eğriliğin ilerlemesini durdurduğuna dair bir kanıta rastlayamıyoruz.  Hatta bu konuda İtalya’da 2015 yılında yapılan bir çalışmaya göre de; yüzme sporunun skolyoz üzerine olumsuz sonuçları arttırabileceği tespit edilmiş bulunuyor. (Swimming and Spinal Deformities: A Cross-Sectional Study 2015 Negrini)</p>



<p>112 profesyonel yüzücünün bulunduğu toplam&nbsp; 329&nbsp; çocuk ile yapılan bu çalışmaya göre, çalışmaya katılan erkek yüzücüler ile diğer yüzücü olmayan erkek çocukları arasında anlamlı bir fark görülmedi. Ancak çalışmaya katılan profesyonel kız yüzücülerde, yüzücü olmayan diğer kız çocuklarına göre göğüs kafesini içine alan sırt kısmına ait toraks rotasyonunda belirgin bir fark saptandı. Skolyozun en bilinen belirtisi olan toraks asimetrisi yani göğüs kafesinde karşılaştığımız dönme rotasyonun (hump) profesyonel kız yüzücülerde görülme riskinin daha yüksek olduğu kaydedildi.&nbsp;</p>



<p>Çalışmanın sonucuna göre hafta da 2 saati aşan ve rekabet içeren yüzme aktivitesinin, skolyozun(omurga eğriliği) kötüleşmesi bakımından büyük bir risk oluşturduğu belirtilmiştir.  Bu çalışmaya ek olarak, yapılan tüm çalışmaların genel bir değerlendirmesine bakacak olursak, yüzmenin skolyoz gibi bir deformitenin varlığında tedavi yerine geçebilecek şekilde önerilmesinin yanlış olduğunu görebiliyoruz. Skolyozun kötü gidişini durdurabilmek için öncelikli önerimiz Skolyoza Spesifik Egzersiz yaklaşımı olan Üç boyutlu Schroth egzersizleridir. Bunun yanı sıra hafta da 2 saat olarak yapılacak yüzme aktivitesi de önerilebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yüzme sporunda Skolyoz için hangi Stili yüzmeliyim?&nbsp;</strong></h3>



<p>Bu da en çok merak edilen sorulardan biridir. Yapılan bir başka çalışmaya göre de kadın ve erkek fark etmeksizin skolyozu olumlu yada olumsuz özellikle etkileyen bir yüzme stili bulunmamıştır. Kişinin keyif alarak sürdürebildiği stil seçimini öneriyoruz. Sonuç olarak hiçbir aktivite yapılmamasındansa hafta da 2 saat keyif alarak&nbsp; yüzmeniz elbette daha faydalı olacaktır.&nbsp;</p>



<p>Fzt. Ebru Özdemir</p>



<p>ISST-BSPTS Schroth Terapisti</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üriner inkontinans yani idrar kaçırma nedir?</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/uriner-inkontinans-yani-idrar-kacirma-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 12:23:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8082</guid>

					<description><![CDATA[Üriner inkontinans, bir kişinin mesane(idrar kesesi) boşaltımını kontrol edememesi ve istemsiz idrar kaçırması olarak tanımlanmaktadır. Doğum yapma ve menopoz gibi faktörlerin etkisiyle, kadınlarda erkeklerden daha fazla görülen idrar kaçırma problemi, küçük yaşlardan itibaren toplumun her 3 bireyinden birini etkilemektedir. Bu nedenle, yaşamın normal bir getirisi olarak düşünülmemelidir. Ancak ülkemizde sosyokültürel olarak “utanç” duyulacak rahatsızlıklardan biri...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Üriner inkontinans, bir kişinin mesane(idrar kesesi) boşaltımını kontrol edememesi ve istemsiz idrar kaçırması olarak tanımlanmaktadır. Doğum yapma ve menopoz gibi faktörlerin etkisiyle, kadınlarda erkeklerden daha fazla görülen idrar kaçırma problemi, küçük yaşlardan itibaren toplumun her 3 bireyinden birini etkilemektedir. Bu nedenle, yaşamın normal bir getirisi olarak düşünülmemelidir. Ancak ülkemizde sosyokültürel olarak “utanç” duyulacak rahatsızlıklardan biri olarak görüldüğü için, bireyler en yakınlarına, hatta sağlık profesyonellerine dahi bu durumdan bahsetmemekte ve çözüm yolu aramamaktadır.</p>



<p>İdrar kaçırmak, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açarak, bireylerin profesyonel, sosyal ve yaşamsal aktivitelerini kısıtlayabilir. Bunun yanı sıra hijyenik problemlere de sebep olmaktadır. Az miktarda idrar kaçırmanın bile, kişinin yaşam kalitesi üzerinde, olumsuz etkisi olmaktadır.</p>



<p><strong>İdrar Kaçırma Probleminin Genel Sebepleri Nelerdir?</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Mesane problemleri</li>



<li>Sinir sistemi hastalıkları ve sinir sistemindeki yaralanmalar</li>



<li>Yaşlanma</li>



<li>Doğum yapmak</li>



<li>Menopoz</li>



<li>Pelvik taban kaslarının zayıflığı, fonksiyonel çalışmaması ya da aşırı gergin olması</li>



<li>Aşırı kilolu olmak</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İdrar Kaçırma Tipleri Nelerdir?</strong></h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ne zaman gülseniz, öksürseniz ya da hapşırsanız idrar mı kaçırıyorsunuz?</li>



<li>Belki de cinsel ilişki sırasında veya egzersiz anında ?</li>



<li>Merdiven çıkarken, zıplarken, koşarken, ağırlık kaldırdığınız her an, hatta çocuğunuzu kucaklarken, ağır alışveriş poşeti taşırken bile mi oluyor?</li>
</ul>



<p>Eğer bu sorulardan herhangi birine cevabınız evet ise, stres tipi idrar kaçırma probleminiz olabilir. Bu tip idrar kaçırma karın içi basınç arttığında mesane, üretra(idrar yolu) ve pelvik taban kaslarına da basınç artmakta ve küçük sızıntılara sebep olmaktadır.</p>



<p>Aniden idrar yapma isteğiniz oluşuyor ve tuvalete yetişemeden idrar mı kaçırıyorsunuz? Tuvaletiniz geldiğini hissedip, tutmaya çalışıyorken, kontrolsüzce sızıntı mı oluyor? Günde 7’den fazla tuvalete mi gidiyorsunuz? Eğer bu sorulara yanıtınız evet ise aşırı aktif mesaneye sahip olma riskiniz yüksektir. Kimi durumlarda ise aşırı aktif mesane ve stres tipi idrar kaçırma bir arada bulunabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Günde Kaç Kere Tuvalete Gitmeliyiz? Gece Tuvalete gitmek normal midir?</strong></h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Günde en az 4-6 kez idrara çıkmalıyız.</li>



<li>Sağlıklı bir yetişkin idrarını 2 ila 4 saat arası tutabilmektedir.</li>



<li>Yetişkinler gece uykularından idrara çıkmak için kalkmamalılar</li>



<li>60 yaş ve üzerinde, gebelerde gece boyunca 1 kere idrara çıkmak normaldir.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İdrar Kaçırma Problemi İçin Neler Yapılabilir?</strong></h3>



<p>İdrar kaçırma problemi için çoğunlukla Kegel egzersizleri önerilmektedir. Kegel egzersizleri, pelvik taban kaslarını kuvvetlendirmek için yapılan egzersizlerdir. Pelvik taban kaslarının kuvvetini kazandırmak son derece önemlidir. Ancak bu kasların tek başına kuvvetli olması da, problemlere sebep olmaktır. Bu nedenle, pelvik taban kaslarının fonksiyonel olarak çalışması, yani doğru zamanda kasılıp, doğru zamanda gevşeyebilmesi gerekmektedir. Ayrıca fonksiyonelliğini kazanmış olan bu kasların, ayrıca günlük yaşama adaptasyonu da sağlanmalıdır. Bütün bu fonksiyonelliğin kazandırılması amacıyla, Pelvik Taban Eğitimi kapsamında; kişiye özel pelvik taban kaslarını kuvvetlendirme, gevşetme ve koordinasyon egzersizleri, mesane eğitimi ve nefes egzersizleri kullanılır.</p>



<p><strong>Fzt.Yasemin PAKSOY</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osteopati nedir? Nasıl çalışır? Kullanıldığı alanlar nelerdir?</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/osteopati-nedir-nasil-calisir-kullanildigi-alanlar-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 12:16:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8077</guid>

					<description><![CDATA[Osteopatinin temelleri, ilk kez 1874 yılında Amerikalı bir doktor olan Andrew Taylor Still tarafından atılmıştır. Still’in organ sistemleriyle doğa kanunlarının etkileşimleri hakkındaki bilgileri, geliştirdiği, salt elle yapılan bütüncül bir tedavi konseptinin temelini oluşturdu. Amerika’da ilk Osteopati Okulu ‘American School of Osteopathy&#8221; 1892 yılında, yine Dr. Andrew Taylor Still tarafından kuruldu. William Garner Sutherland ise öğretiye...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Osteopatinin temelleri, ilk kez 1874 yılında Amerikalı bir doktor olan Andrew Taylor Still tarafından atılmıştır. Still’in organ sistemleriyle doğa kanunlarının etkileşimleri hakkındaki bilgileri, geliştirdiği, salt elle yapılan bütüncül bir tedavi konseptinin temelini oluşturdu. Amerika’da ilk Osteopati Okulu ‘American School of Osteopathy&#8221; 1892 yılında, yine Dr. Andrew Taylor Still tarafından kuruldu. William Garner Sutherland ise öğretiye çok sayıda yeni ilham kattı.1917 yılında John Martin Littlejohn,  Osteopatiyi Avrupa’ya taşıdı.</p>



<p>Amerika ve Avrupa’ da yaygın bir şekilde kullanılan Osteopati, 2009 yılında WHO ( Dünya Sağlık Örgütü ) tarafından bilimsel bir teşhis ve tedavi yöntemi olarak kabul görmüştür.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Osteopati Nedir?</strong></h2>



<p>Osteopati vücut dokularının fonksiyonlarını Fizyoloji, Anatomi, Pataloji, Nöroloji Ve Beslenme Fizyolojisi&nbsp; temelinde ortaya çıkan semptomlarından çok ,semptomlara neden olan ana sebebe yönelik bir çözüm arayan, güncel bir yaklaşımdır.&nbsp; Osteopati sadece ellerle uygulanan bütüncül bir yaklaşımdır.</p>



<p>Osteopati Hareket Sistemi(Lokomotor Sistem),Visseral Sistem(İç Organ Sistemleri),CranioSacral Sistem, Fasyalar(Vücudun&nbsp; dokularını saran kılıfları),Sinir Sistemi ve Dolaşım Sistemi üzerinde çalışır. Vücudun kendisini iyileştirebildiği varsayımından başlayarak tüm dokuların hareket ettiği ve tüm bu dokularda ortaya çıkan hareket kaybına,Osteopati biliminde Disfonksiyon denir.Osteopati ,bu disfonksiyonu düzeltmeye yardımcı uygulamalarla,&nbsp; vücudun kendini iyileştirmesi için gerekli ortamın oluşturulmasını sağlar.</p>



<p>Osteopati vücuttaki problemi sadece ağrı olan bölgede aramaz. Ağrının kaynağını tespit ederek sorunu temelinden çözmeye çalışır</p>



<p>Bilim, sanat ve felsefenin birleşimi olan Osteopati, her gün gelişmeye devam etmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Osteopat kimdir ?</strong></h3>



<p>Osteopat, hastayı parietal (hareket sistemi), kranial (kafa) ve visseral(iç organ) açılarından değerlendirir.Şikâyetlerin nedenini bulmak için hastalık ve yaralanma ile ilgili derinlemesine anamnez alır. Eklemler, kaslar, bağ dokusu, sinir sistemi ve dolaşım sistemindeki herhangi bir problemi belirlemek için uygun testler yaparlar.</p>



<p>Vücuttaki yumuşak dokularda gerginlik artışlarını ve buna bağlı eklem fonksiyon bozukluklarını tespit eder Sorunun nereden kaynaklandığını bulur, Sorunların önceliğini tespit ettikten sonra, gerekli osteopatik yaklaşımları uygular.</p>



<p>Osteopatlar ilaç kullanmaz, rahatsızlığın olduğu eklem ve dokuyu yeniden dengeleyerek,vücudun kendini iyileştirmesi için gerekli ortamın oluşturulmasına yardımederler. Osteopatlar yumuşak dokunun esnetilmesi ,derin dokunma hissi, basıncı, mobilizasyon, eklem manüplasyonları gibi çok geniş hassas el teknikleri kullanırlar.Osteopatik uygulamaların oluşturulması sırasında hastanın beslenmesi, psikolojik ve sosyal durumunun dışında diğer yaşam faktörleri dikkate alınır .</p>



<p><strong>Osteopatik Yöntemler Nelerdir?</strong></p>



<ol class="wp-block-list">
<li><strong>Parietal Osteopati</strong></li>
</ol>



<p>Vücudumuzun temel yapısını oluşturan iskelet sistemimiz 206 adet kemikten meydana gelmektedir. Bu kemikler birbirine kıkırdak, bağ dokusu ve kaslar ile bağlanmaktadır. Bu sayede bize bir postür(duruş)sağlayan iskeletimiz ayrıca iç organlarımıza ve damar-sinir sistemimize de bir yer sağlamaktadır.</p>



<p>Vücudumuzda aynı zamanda hareketi sağlayan bu yapıda eklemler ve kaslar, travma, yanlış postür, cerrahi, stres, çeşitli hastalıklar sebebiyle fonksiyon kaybına uğrarlar. Normal hareket yeteneğini kaybeden eklem veya kaslar bağlı oldukları bölgedeki dolaşım ve sinir sistemi ağı üzerinden daha geniş bölgelere etki edebilen problemlere neden olabilirler.</p>



<p>Örneğin ayak bileğini burkan bir kişide ayak bileği ekleminde ortaya çıkabilen bir blokaj bir süre sonra diz, kalça ve bel de ağrı problemi yaratabilir.</p>



<p>Osteopatlar yapacakları eklem hareketlilik testleri ile eklem kısıtlılığı olan bölgeyi tespit ederler. Bölgenin ihtiyacı olan manuel terapi uygulamalarını(Myofasial realese, triger point terapi, mobilization, manuplation vb…)yaparak, eklemin normal fizyolojik hareketliliğinin, yeniden düzenlenmesine yardımcı olurlar.</p>



<p><strong>2. Visseral Osteopati</strong></p>



<p>Yaşamımızın sürmesi nefes alma, yeme-içme, sindirim, boşaltım, kan ve lenf dolaşımı gibi faaliyetlerin iç organlarımız tarafından kusursuzca yapılmasıyla mümkün olmaktadır. Bu organlarımızın, kendine ait bir embriyolojik hareketliliği olduğu gibi, bizim, günlük hayattaki hareketliliğimizde, organlarımıza bir hareket sağlar.</p>



<p>Yaşantımızda karşılaşabileceğimiz çeşitli hastalıklar, travmalar, cerrahi girişimler ve sinir sistemi üzerinden organlarımızın hareketliliğini etkileyen stres gibi nedenlerle organlarımızın ve onları çevreleyerek birbiriyle bağlantılı olmalarını sağlayan organ fasyalarında disfonksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu disfonksiyonlar zamanla organların dolaşımının ve sinir sistemi ile olan bağlantılarının bozulmasına neden olabilirler.</p>



<p>Örneğin reflü şikayeti olan bir kişi, bir süre sonra midenin sempatik sinir sistemi uyarısının sağlandığı, T5-T9 omurlarında bir blokaj ve sırt ağrısı şikayeti yaşayabilir. Ya da mide zarının duyusunu alan N.Phrenicus üzerinden, sol omuz ağrısı hissedebilir.</p>



<p>Osteopatlar yaptıkları değerlendirmeler neticesinde organ ve fasyalardaki&nbsp; fizyolojik hareket kayıplarını tespit ederler. Çeşitli Visseral teknikler kullanarak, fizyolojik doku gerginlikleri düzeltip, dolaşımın yeniden regüle olmasını sağlayarak, vücudun kendini yenilemesine ve düzenlemesine yardımcı olurlar.</p>



<p><strong>3. Cranio-sacral Osteopati</strong></p>



<p>20.yy başında Osteopat Dr. William Sutherland tarafından keşfedilmiş bir yöntemdir.</p>



<p>Vücudumuzun kontrol ve yönetim merkezi olan beyin omurilik aracılığıyla kafatasımızdan kuyruk sokumumuza kadar uzanmaktadır. Beyin ve omuriliğimizi saran duramater-arachnoid-piamater dediğimiz bir zar katmanı vardır. Arachnoid ve piamater arasında dolaşan beyin omurilik sıvısı(BOS) hem sinir hücrelerini besler hem de onlara bir koruma sağlar. BOS’un üretimi ve emilimi arasındaki değişim bir ritim meydana getirir. Bu ritim anne rahminde sinir sistemimiz ilk oluşmaya başladığı andan itibaren nöroglial hücrelerin hareketliliğiyle başlayan bir ritimdir. Buna Primer Respiratuar Mekanizma (PRM Ritmi),cranial ritim denir. Bu ritim yine hamilelikte, doğum sırasında veya sonrasında oluşabilen travmalar, psiko-emosyonel stresler, omurgayı etkileyen problemler veya çeşitli hastalıklar sebebiyle bozulup probleme yol açabilir.</p>



<p>Osteopatlar sorunu tespit ettikten sonra, elleri ile kafatası ve sacrum üzerinden bu ritmi değerlendirip bozulmaya yol açan bölgedeki hareketsizliği gidermeye yarayan uygun  Cranio-sacral terapi yöntemlerini uygulayarak ritmi düzeltmeye çalışırlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="327" height="166" src="https://www.fizyospine.com/wp-content/uploads/2024/01/izmir-osteopati-tedavi.png" alt="izmir-osteopati-tedavi" class="wp-image-8079" srcset="https://www.fizyospine.com/wp-content/uploads/2024/01/izmir-osteopati-tedavi.png 327w, https://www.fizyospine.com/wp-content/uploads/2024/01/izmir-osteopati-tedavi-300x152.png 300w" sizes="(max-width: 327px) 100vw, 327px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Osteopati Nerelerde Kullanılır?</strong></h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Skolyoz, Kifoz gibi postür bozukluklarında,</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hareket ve fonksiyon bozukluklarında,</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bel ağrısı, boyun ağrısı, sırt ağrısı gibi omurga problemlerinde</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Omuz ağrısı, diz, kalça vb.eklem problemlerinde</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Uyku bozukluklarında</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kronik yorgunluk ve ağrı problemlerinde,</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Nevralji, migren, baş ağrısı gibi problemlerde,</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Temporomandibular eklem problemlerinde</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Fibromyalji</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tinnitus(kulak çınlaması),baş dönmesi gibi problemlerde</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sindirim problemlerinde</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yeni doğan çocuklarda uykusuzluk, gaz problemi, emme problemi,tortikollis,kafatası şekil bozuklukları gibi problemlerde</li>
</ul>



<p><strong>Fzt.Kadri Nurettin ÖZDEMİR</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Klinik Yoga</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/klinik-yoga/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 08:37:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8073</guid>

					<description><![CDATA[Mistik müziklerle tütsüler içerisinde başlarının üzerinde duran insanlar Mantralar eşliğinde saatlerce oturan insanlar Mevcut dini inançlarınızı reddetmenizi şart koşacak bir tarikat/din Kilo vermek için yapılan bir tür spor Pek çoğumuzun aklına yoga kelimesiyle beraber gelen düşünceler sıklıkla bunlar olabiliyor. Bu kafa karışıklığının temel sebebi kabul etmeliyiz ki çoğu zaman yoga aracılığıyla belli bir geleneğin veya dinin...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mistik müziklerle tütsüler içerisinde başlarının üzerinde duran insanlar</p>



<p>Mantralar eşliğinde saatlerce oturan insanlar</p>



<p>Mevcut dini inançlarınızı reddetmenizi şart koşacak bir tarikat/din</p>



<p>Kilo vermek için yapılan bir tür spor</p>



<p>Pek çoğumuzun aklına yoga kelimesiyle beraber gelen düşünceler sıklıkla bunlar olabiliyor. Bu kafa karışıklığının temel sebebi kabul etmeliyiz ki çoğu zaman yoga aracılığıyla belli bir geleneğin veya dinin yoganın içinde sunulmasıdır. Bu durum ülkemizde olduğu gibi dünyada da yoga konusundaki yanlış algıların sebebidir.</p>



<p>Tüm bu yanlış algılardan uzak, literatürde de geçerliliği olan klinik yoganın tanımları şunlar olabilir :</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bedeni&nbsp; güç, denge ve esneklik olarak geliştiren sistematik bir teknolojidir.</li>



<li>Aklın hem konsantrasyon hem de bırakma çalışmalarıyla sakinleşmesini içeren teknikler bütünüdür.</li>



<li>Her bakımdan –bedensel,zihinsel,ruhsal- dengede kalmak hatta denge olmakla ilgilidir.</li>
</ul>



<p><strong>Klinik Yoganın bedenimiz üzerindeki etkileri</strong></p>



<p>1. Esnekliği arttırır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>2. Kasları ve kemikleri  güçlendirir.</p>



<p>3. Dengeyi iyileştirir.</p>



<p>4. Postürü düzeltir , beden algısını geliştirir.</p>



<p>5. Dokuların oksijenlenmesini arttırır.</p>



<p>6.Omurlar arası diskleri besler.</p>



<p>7. Kirli kanın dönüşünü kolaylaştırır.</p>



<p>8. Lenf dolaşımını arttırır.</p>



<p>9. Stres hormonu kortizolün seviyesini düşürür.</p>



<p>10. Bilinçsiz kas kasılmalarınıgevşetir.</p>



<p>11. Kan şekerini düşürür.</p>



<p>12. Kan basıncını düşürür.</p>



<p>13. Kolestrol ve trigliserit seviyesini iyileştirir.</p>



<p>14. Kabızlığa hazımsızlığa iyi gelir. Bağırsaklarınçalışmasını düzenler.</p>



<p>15.İlaç alımını azaltabilir.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p>16. Psikolojik sağlığı iyileştirir.Ruhsal gelişimi destekler.</p>



<p><strong>Klinik Yogayı kliniğimizde hangi ama</strong><strong>ç</strong><strong>la uyguluyoruz?</strong></p>



<p>Günümüz tıbbının kabul ettiği, biyopsikososyal model; Hastalık ,ondan muzdarip olan kişiden ve onun sosyal şartlarından bağımsız olarak düşünülemez der.Diğer bir ifadeyle hastanın endişesi korkuları ve kişiliği her hastalıkta rol oynar.Tedavinin de bu kriterler göz önüne alınarak şekillenmesi gerekir. Yoganın etkinliğini sağlayan ve onu diğer fiziksel aktivitelerden ayıran en önemli özelliklerinden biride bu modele uygun olmasıdır. Bizler fizyoterapist olarak her şeyden önce yogayı salt bir tedavi olarak hastalarımıza sunmuyoruz. Yogayı tedavilerimizde kullandığımız efektif bir modalite olarak görmekteyiz. Klinik yoga da kişiye göre modifiye ettiğimiz yoga duruşlarını,nefes tekniklerini ve gevşeme tekniklerini kullanmaktayız.</p>



<p>Yoga duruşları kişinin sağlık sorununa göre elbette ki farklılık gösterir. Örneğin vertigosu olan birine denge duruşlarını yaptırmak hem onun rahatsızlığını agreve eder hem de kişi&nbsp; o pozisyonda kalmak pahasına vücuduna ekstra stres yüklemiş olur.</p>



<p>Günlük hayatta pekçoğumuz normal akciğer kapasitemize göre daha sığ nefesler alıp veririz. Boyun ve sırt ağrılarımızın tetiklenmesinin bir sebebi de budur. Yapılan pekçok nefes tekniğiyle hem akciğerlerimizin havalanmayan bölgelerinin&nbsp; havalanması sağlanır hem de nefes derinleşir ve yavaşlar. Bununla beraber kaslarımız gevşer, zihnimiz sakinleşir ve vücut gevşemeye hazır hale gelir.</p>



<p>Uykumuzu uyumamıza rağmen yorgun hissederek kalktığımız günler olmuştur. Buradan çıkardığımız sonuç ,sadece uyuyarak bedenimizdeki gevşemeyi sağlayamadığımızdır. Aklı sakinleştirmeden nefesi yavaşlatmadan bedeni dinlendirmek, bedende gerçek bir gevşeme sağlamaz .Bu yüzden&nbsp; yoga seansı sonunda yapılan 10-15 dakikalık&nbsp; derin gevşeme ile birey bedendeki gevşemeyi ve dinginliği hisseder. Yoga, kişiye uygun ve doğru şekliyle yapıldığı takdirde seans sonunda&nbsp; yorgunluk ve ağrıda artış olmaz. Dolayısıyla yoga&nbsp; yeterince uyku uyuyamayan, uyku problemleri olan, stres seviyesi yüksek, anksiyetesi olan kişiler için kullandığımız en etkili yollardan biridir.Ayrıca&nbsp; yoga bu yolla dayanılmaz ağrılar tarifleyen ve özellikle kronik ağrıları olan hastalarımız için de&nbsp; ağrıya karşı toleransı arttırır. Bireydeki ağrı-spazm-ağrı döngüsünün kırılmasına yardımcı olur. Kişi tedavisinin yanı sıra bunu da yaşamının bır parçası haline getirir ve uygularsa başarılı bır ağrı yönetimiyle yasam kalitesini arttırabilir.</p>



<p><strong>Literatüre bakıldığı</strong><strong>nda ;</strong></p>



<p>1968 → US National Library of Medicine ’nın verileri değerlendirildiğinde yayınlanmış 7 calışma</p>



<p>Son 5 yılda → yayınlanmış 250 üzerinde calışma(belli kriterlere göre kabul görmüş olanlar)</p>



<p>Yapılan araştırmalar her geçen yıl artmış ve ilgi çekici olmuştur. Bunun üzerine tıp insanları tedavilerinde hastalıklara yönelik bir modalite olarak&nbsp; yogaya yer vermeye başlamış ve kendi klinik deneyimlerini çalışmalarını kitaplarında,seminerlerinde&nbsp; toplamış ve&nbsp; bize aktarmışlardır.</p>



<p>*Dahiliye uzmanı Dr. Timothy Mccall ’un Yoga as Medicine adlı kitabından alıntıdır.</p>



<p>Çalışmalarca desteklenmiş yoganın faydalı olduğu 101 sağlık sorunu aşağıdaki linktedir.</p>



<p>http://www.drmccall.comuploads2/2/6/5/22658464/101healthconditionshelpedbyyoga.pdf</p>



<p>Sağlık durumlarına göre iyileşenlerin kendi bildirimlerine göre hazırlanmış olan tablo için tıklayınız.</p>



<p><strong>Yoga yaparken dikkat edilmesi gerekenler</strong></p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Esas olan kişinin  kendi beden özellikleri ve koşullarıdır. Herkes aynı hareketi aynı ölçüde yapamaz.Gruptaki diğer bireylerin yaptıkları referans alınmamalıdır.<br></li>



<li>Acı hissetmek normal degildir ,hissediyorsanız hareketten yavaşça çıkın. Kendi vücut özelliklerinize  göre hareketleri ağrısız ve rahatlık içinde yapabileceğiniz  uyarlamaları öğrenmeli ve uygulamalısınız.<br></li>



<li>Kişisel koşullar nedeniyle gerekiyorsa öncelikle özel dersler alınarak temel prensipler ögrenilebilir. ve kişi daha sonra grup  derslerine katılabilir.<br></li>



<li>Kalabalık sınıflar tercih edilmemelidir.<br></li>



<li>Yemek yedikten kısa süre sonra yoga yapmak (yada herhangi  bir spor yapmak) hazmi zorlaştırır ve rahatsız edici olur.Öğünden  2-3 saat sonrası idealdir.</li>
</ol>



<p>Yoga eğitmenleri doktor veya fizyoterapist degildir. Hastalıklar, tedaviler ve ilgili kısıtlamaları bilmelerini beklemeyin.</p>



<p>Eğer bir rahatsızlık söz konusuysa ister yoga ister başka bir fiziksel faaliyet olsun çalışmalara başlamadan uzman tavsiyesi almanız gereklidir.</p>



<p><strong>Klinik yoga sizi edilgen olarak ilaç almanın veya ameliyat olmanın yapmadığı bir şekilde güçlendirebilir.</strong></p>



<p><strong>Fizyoterapist-</strong></p>



<p><strong>BETY Terapisti &#8211; Yoga Eğitmeni</strong></p>



<p><strong>Bilgesu ÇETİN</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fibromiyalji Kronik Yorgunluk</title>
		<link>https://www.fizyospine.com/fibromiyalji-kronik-yorgunluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[fizyospine]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 08:32:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fizyospine.com/?p=8070</guid>

					<description><![CDATA[Fibromiyalji&#160;; Fibromiyaljide uyku bozukluğu : Fibromiyaljili hastalarda yaşam kalitesi üzerinde uykunun etkisinin araştırıldığı bir çalışmada ; hastaların büyük çoğunluğunun uyku kalitesinin düşük olduğu ve uyku bozukluğu şiddetinin&#160;&#160;ağrı,&#160;yorgunluk&#160;ve&#160;sosyal fonksiyonlar&#160;üzerine olumsuz etkisi olduğu bildirilmiştir. Uyku bozukluğunun tek bir sebepten mi kaynaklandığı, yoksa anksiyete, depresyon veya fibromiyaljinin gece ağrısına bağlı olarak mı geliştiği yani ; Fibromiyaljinin Kas-İskelet Sistemine...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Fibromiyalji&nbsp;</strong>;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yaygın vücut ağrısı</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Belirli spesifik anatomik bölgelerde artmış hassasiyet</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yorgunluk</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Uyku bozukluğu</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>İrritabl barsak sendromu</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Anksiyete</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Depresyon gibi semptomların eşlik ettiği kronik kas-iskelet sistemi hastalığıdır.</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kas ağrısı ve kronik yorgunluk hastalığın en önemli semptomudur.</li>



<li>Lokal eklem ağrıları, fizik muayenede bulgu vermeyen fakat hastanın vücudunda hissettiği (subjektif) şişlikler, kollarda ve bacaklarda uyuşmalar görülebilir.</li>



<li>Hastalığın görüldüğü ortalama yaş aralığı 34-57 ve kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Fibromiyaljide uyku bozukluğu :</h3>



<p>Fibromiyaljili hastalarda yaşam kalitesi üzerinde uykunun etkisinin araştırıldığı bir çalışmada ; hastaların büyük çoğunluğunun uyku kalitesinin düşük olduğu ve uyku bozukluğu şiddetinin&nbsp;&nbsp;<strong><u>ağrı</u></strong>,&nbsp;<strong><u>yorgunluk</u></strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong><u>sosyal fonksiyonlar</u></strong>&nbsp;üzerine olumsuz etkisi olduğu bildirilmiştir.</p>



<p>Uyku bozukluğunun tek bir sebepten mi kaynaklandığı, yoksa anksiyete, depresyon veya fibromiyaljinin gece ağrısına bağlı olarak mı geliştiği yani ;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Uyku bozukluğunun mu fibromiyaljiyi oluşturduğu yoksa fibromiyaljinin mi uyku bozukluğu oluşturduğu tam olarak bilinememektedir.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Fibromiyaljinin Kas-İskelet Sistemine Ait &nbsp;Belirtileri :</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ağrı &nbsp;</li>



<li>Tutukluk &nbsp;</li>



<li>Subjektif (hastanın vücudunda hissettiği ve fizik muayenede bulgu vermeyen) şişlik</li>
</ul>



<p><strong><u>Ağrı;</u></strong>&nbsp;genellikle bir bölgeden, sıklıkla boyun ve omuzdan başlamasına rağmen daha&nbsp; sonraları</p>



<p>yaygın hale gelir. Hastalar ağrılı bölgeyi tarif etmekte güçlük çekseler de boyun, omuz, bel &nbsp;ve kalça çevresinde yaygın olduğunu bildirmektedirler.</p>



<p><strong><u>Tutukluk ;&nbsp;</u></strong>Fibromiyaljide görülen tutukluk, sabahları daha belirgin olsa da, romatizmal hastalıklardan farklı olarak tüm gün sürebilir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Tutukluk tüm vücuttadır ve fonksiyon kaybı yaratmaz.</li>



<li>Çoğu hasta, yumuşak doku ve eklemlerde muayenede tespit edilemeyen&nbsp;<strong><u>subjektif</u></strong>(hastanın vücudunda hissettiği ve fizik muayenede bulgu vermeyen)<strong><u>&nbsp;şişlik</u></strong>ten yakınır.</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Kas- iskelet sistemi dışı belirtiler :</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yorgunluk ve halsizlik</li>



<li>Uyku bozukluğu</li>



<li>Sabah yorgunluğu</li>



<li>Paresteziler (ciltte hissedilen, ve belirgin uzun süreli etkisi olmayan, karıncalanma, uyuşma, iğnelenme, yanma hissi)</li>
</ul>



<p>Ayrıca semptoma eşlik eden belirtiler arasında depresyon ve anksiyete, baş ağrısı, dismenore( ağrılı regl dönemi), irritabl barsak sendromu, ağız ve göz kuruluğu yer almaktadır.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;<strong><u>Fibromiyaljide tanı</u></strong>&nbsp;; ACR tarafından belirlenmiş 18 hassas noktanın en az 11&#8217;inde hassasiyet ve hastanın öyküsü ile konulmaktadır.</p>



<p><strong><u>Fibromiyaljinin Prognozu ( İlerleyişi) :</u></strong></p>



<p><strong>Fibromiyaljide ;</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Semptomlar kaybolabilir veya sık olmayarak tekrarlayabilir.</li>



<li>Semptomlar hiç kaybolmaz ancak aralıklı olarak hafifler</li>



<li>Semptomlar giderek artar.</li>
</ul>



<p>Sonuçta bir kez ortaya çıktıktan sonra, yaşam boyu fibromiyaljik yakınmalar aralıklı da olsa gözlenmektedir. Yaşam boyu devam edecek bu sürecin varlığı kabullenilmeli, fibromiyaljinin getirdiği semptomlarla başa çıkma yöntemleri öğrenilmelidir. Bu süreçte düzenli egzersiz, davranış modifikasyonları, uykunun düzenlenmesi, pozitif düşünce eğitimini hayatın tamamına yaymak fibromiyaljinin kontrolünü sağlamanıza ve daha kaliteli bir yaşama kavuşmanızı sağlayacaktır.</p>



<p><strong>Fibromiyalji için öneriler :</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hastalığın sanılanın aksine psikolojik kökenli bir rahatsızlık olmadığı ; ancak stres, depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu, aşırı çalışma ve kötü postürün şikayetleri arttıracağı bilinmeli ve bu olumsuz şartların ortadan kaldırılmasına çalışılmalıdır.</li>



<li>Düzensiz beslenme ve obeziteye dikkat edilmelidir.</li>



<li>Uykunun düzenlenmesi ve düzenli bir yaşam sağlanması ; hastaların yatmadan önce çay, kahve, çikolata gibi kafeinli gıdalardan ve stimülan ilaçlardan kaçınmaları gerekmektedir.&nbsp; Yatak odası karanlık olmalı ve ilgi çekici şeylerden arıtılmalı, yatak odasına TV, telefon konmamalıdır.</li>
</ul>



<p><strong><u>Fibromiyaljide Egzersiz :</u></strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Klinik pilates : Doğru nefes paterni ile kombine edilmiş ve bu sayede doğal korse olarak adlandırılan transversus abdominus kasını aktive eden, nötral omurganın devamlılığını sağlayan, tüm vücudun dahil edilebildiği egzersiz çeşitliliği sayesinde vücudun orta hat algısını geliştiren &#8221;klinik pilates egzersizleri&#8221;, literatürde de fibromiyalji semptomlarını azaltmak adına önerilmektedir.</li>



<li>Yoga : Tamamlayıcı ve alternatif tıp(CAM- Complementary and alternative medicine) çalışmaları altında son yıllarda pek çok çalışmanın yapıldığı yoga egzersizleri sırasında ;</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Omurga düzgünlüğü oldukça önemlidir. Çünkü omurga boyunca geçtiğine inanılan bir enerji kanalı olduğu düşünülmektedir.</li>



<li>Her yaşa ve cinsiyete uygulanabilecek çok sayıda asanas&#8217;lar ile fiziksel egzersiz komponenti uygulanırken, solunumun kontrollü olarak yapıldığı pranayama ve konsantrasyon(dharana), meditasyon (dhyana) ve iç huzura ulaşma (samadhi) bileşenleriyle fiziksel ve zihinsel semptomların kombine bir şekilde iyileştirmesine olanak verdiği gözlenmiş yapılan son çalışmalarda da etkinliği kanıtlanmıştır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yürüme ve yüzmenin fibromiyalji üzerine etkinliğinin kıyaslandığı bir çalışmada her iki egzersizin de fibromiyalji semptomlarını azalttığı fakat birbirine bir üstünlüğünün olmadığı belirtilmiş. Bu çalışmayla aerobik egzersizlerin günlük hayata dahil edilmesi gerektiğini fakat tedavi sürecinde tek başına yeterli etkiyi sağlamayacağını görmekteyiz.</li>



<li>Literatürde ek olarak aquaterapi, dansterapi, akupunktur, nordic walking (aletli yürüyüş, masaj ve pozitif düşünce eğitimi gibi tamamlayıcı metodlarda yer almaktadır.</li>
</ul>



<p>Fizyoterapist eşliğinde doğru nefes paterninin dahil edildiği, kişiye özel bir egzersiz programı oluşturulduktan sonra, bu programa kişinin hobileri dahilinde tamamlayıcı metodlardan biri veya birkaçı dahil edilebilir. Günlük yaşam aktiviteleri modifikasyonunun ve stresle başa çıkma metodlarının kişi tarafından başarıyla uygulandığı bu süreçte fibromiyaljinin kronik bir hastalık sürecinden çıkıp, kaliteli bir hayata dönüşebileceğine inanmaktayız.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kronik yorgunluğu yenmek için düzenli egzersiz yapın. Egzersiz için fizyoterapiste danışın.</li>
</ul>



<p><strong> Fzt. Burcu Ece KORKMAZ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
